Atatürk’ün “manevi” kızı trafik kazasında hayatını
kaybetmiş. Bahsedeceğim konu bu değil ama bahsedeceklerimin fitilini ateşleyen
bu haber oldu. Konuyu kadınlık ve erkekliğe götüreceğim, penisli olmak veya
amlı olmak işte bütün meseleler bunlar…
Barbaros Altuğ bu haberin üzerine twitter’dan şu
paylaşımda bulunmuş: “atatürk’ün manevi kızı deyince aklıma yılmaz özdil
geliyor.” Noktasına virgülüne dokunmadan böyle yazdıkları… Bunun üzerine de
Barbaros Şansal da şu yorumda bulunmuş: “o daha kestiremedi bence kızı bardakçı
koyunda”
Burada iki Barbaros’un da bilinçaltında kadınlarla
problemleri olduğunu okuyorum ben. Sadece kendilerinin anlayabildiği bir
cemiyet dedikodusunun içinden kadın sorununu cımbızla çekiyorum. Gözüme batıyor
çünkü, rahatsız ediyor. LGBT camiasının uzmanlık konusu olan madilikte doktora
tezlerini sunacak olan bu iki arkadaş birilerine laf sokacağım derken üzücüdür
ki, o dahil oldukları erkek egemen dilin kurbanı olmuşlar. Yeniden yeniden o
erkek egemenliği üretmişler.
Birincisi Altuğ, Yılmaz Özdil ile dalga geçmek için “kız”
olmayı ele almış. Kız olmak aşağılık, korkunç, 2. Sınıf, komiklik yapılacak,
şaklabanca, dalga geçilebilecek, ürkütücü bir durum değil öncelikle bunu
topluca kafamıza kazımamız lazım, yazmamız lazım, bunu öğrenmemiz lazım! Kısacası
komik değilsin Altuğ!
Trans kadınların ve eşcinsel erkeklerin toplum tarafından
aşağılanma şekillerine bakacak olursak erkek egemen toplumsal yapının, sistemin,
dilin nasıl da her köşe başında bizi sinsice beklediğini görebiliriz. “Kız gibi
kıvırtma”, “Karı kılıklı”, “kırık”, “top”, “yuvarlak”, “dönme”, “ibne”, “götveren”,
“yumoş” gibi terimler, cümleler, öbekler, küfürler, imgeler, erkekliği terk
etmenin ne kadar korkunç bir durum olduğunu ifade etmek için kullanılıyor. Çünkü
toplumun bütünü kadınlığı ikinci sınıf olarak görme yanılgısına sahip. Eşcinselsen
yumuşamışsındır, yumuşaklık kadınlıkla örtüşen bir durumdur, o zaman korkunçtur…
Götünü siktiriyorsan siktirme eylemini kadınlar yaptığı için aşağılık bir
şeysindir, çünkü kadın aşağılıktır… Eşcinselsen kırıksındır, bozuksundur,
hatalı üretimsindir, işte tüm bu algılar kadınları nasıl gördüğümüzle ilgilidir!
Kadınları aşağılayan bir toplumdan trans kadınları ve eşcinsel erkekleri aşağılamamasını
ne yazık ki bekleyemeyiz. Bu cümlelerden cidden bunalıyorum ama yazdım işte. Ancak
eşcinsel erkekler nasıl olur da kadınları aşağılarlar? Aynı erkek egemenlik
tarafından ezilirken hem de. Birden bire erkek olduklarını hatırlayıp “kadınlıkla
bir de ben dalga geçeyim çok mu yani” mi diyorlar acaba?
Barbaros Şansal eşcinsel olduğunu her bulduğu mecrada
açıklıyor. Gayet açık eşcinsel bir kişi. Eşcinselliğini açabilen kişilerin birçok
çözümlemeyi yapmış, erkek egemenliktir, heteroseksizmdir, ayrımcılıktır, cinsel
kimliklerdir, cinsiyetlerdir, bu gibi konularda eşikleri aşmış, sorgulamalarını
yapmış olduğunu varsayarız. Ama öyle olmadığını görüveririz. Tokat gibi iner. Bir
heteroseksüel erkekten bekleyebildiğin kapasitedeki espriyi bir eşcinsel
erkekten duymak sert bir tokattır. İlk Bülent Ersoy polemiğinde tokatlamıştı
Şansal bizi, "Ben hala kendimim,
mavi nüfus kâğıdımı değiştirmedim. Ben kamburumu onun gibi
zımparalatmadım!" demişti. Şimdi de twitter’da
Barbaros Altuğ’a yanıt vermiş: “o daha kestiremedi…” Yılmaz Özdil kestiremedi yani! bu kadar trans kadın
arkadaşın var, iki bilgi de mi öğrenemedin? Trans geçiş süreçlerine dair bir
gram mı bilgin yok? Sokaktaki heriften duymaya alıştığımız “kestirdin mi”
muhabbetini neden senden duyuyoruz? Neden böyle basit bir espri yapıyorsun? Bu coğrafyada
basit esprileri anlama kapasitesi çok yüksek olduğu için tirübünlere mi
oynuyorsun? Bu da hiç komik değil Şansal! Gülmedim!
Sözün özü şudur, erkeklik denen meretten sıyrılmak
gereklidir. Bizi ezen, bizi ötekileştiren, bizi öldüren, bizim nefes almamıza
engel olan bu sistemin temellerine dinamit koyup patlatmak sizin için çok zorsa
bari böyle iğrenç esprilerle bu sistemi desteklemeyin!
Barbaros Şansal ile ilgili haber için: http://www.kaosgl.com/sayfa.php?id=10322

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder